Ana sayfa Ekonomi Merkez Bankası 2016 Para Politikası

Merkez Bankası 2016 Para Politikası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) esas aldığı nokta fiyat kararlılığına odaklı para politikası duruşunun korunmasıdır. Enflasyonun beklenildiği düzeylerde tutulması hedef alınırken finansal kararlılık da gözetilmeye devam edilecektir. Yardımcı bir etmen olarak iletişim politikası kullanılmaya devam edilecektir.

Finans piyasalarındaki hareketlenmenin en önemli belirleyicisi 2013 Mayıs ayı sonrası dönemde global para politikalarına dair yaşanan gelişmeler olmuştur.Bu dönemde büyümekte olan ülkelere dair portföy akımlarında artmalar yaşanmış ve global ölçekte hemen hemen tüm finansal varlıklarda tekrardan fiyatlamalar yaşanmıştır. Bu süreç zarfında TCMB, 1 haftalık repo faiz oranı, faiz koridoru, Türk lirası ve yabancı para likidie politikaları ve zorunlu karşılık oranlarını sürekli olarak kullanarak global krizin Türkiye ekonomisine olan olumsuz yönlerini sınırlandırmaya ve enflasyon oranlarında oluşan bozulmaları düzeltmeye yönelik politikalar uygulamıştır.

Global kriz sonrası dönemde, ekonomik yönden güçlü olan ülkelerin uyguladıkları tradisyonel olmayan politikalar ve bu politikalara yönelik vuzuhsuzluklar, ekonomik yönden güçlenmekte olan ülke faizlerinin global para politikası gelişmelerine ve ekonomik yönden güçlü olan ülkelere dair açıklanan mutalara aşırı duyarlı hale gelmesine sebep olmuştur. Bu zaman zarfında TCMB’nin geniş faiz koridoru ve sağlam likidite politikasının beraber kullanıldığı bir para politikası uygulaması, Türkiye ekonomisinin global şoklara karşı duyarlılığını azaltarak fiyat stabilizasyonunu ve finansal stabilizasyonu desteklemiştir.

TCMB 18 Ağustos 2015 tarihinde yayınlamış olduğu politikasında global para politikalarının beklenen seviyeye gelmeye başlamasından önce ve sonra ugulanabilecek politikaları kamuoyuna lanse etmiştir. Bu bağlamda, Faiz koridorunun daraltılacağı ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı çerçevesinde daha düzgün bir hale getirileceği açıklanmıştır.

2015 yılının son üç ayında politika duruşu enflasyon görünümüne karşı sağlam, döviz likiditesinde dengeli ve finansal stabilizasyonu destekleyici yönde belirlenmiştir. Güçlü para politikası duruşunun ve alınmış olan makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle kredilerin senelik büyüme hızlarının kabul edilebilir düzeylerde hareket etmesi ve ticari kredilerin tüketici kredilerine oranla daha büyük bir hızla büyümeye devam etmesi ekonomideki muvazene sürecine katkıda bulunmaktadır.

Cari işlemler muvazenesinin düzelmeye devam etmesi beklenmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu yöndeki değişimler ve dış talepte Avrupa Birliği kaynaklı toparlanmanın 2016 senesinde cari muvazeneye olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. Ekonomideki muvazene sürecinin sürmesi ve anlaşılabilir borçlanmanın teşvik edilmesi Türkiye ekonomisinin ön görülen dış şoklara karşı direncini destekleyerek önümüzdeki süreçte yaşanabilecek global belirsizliklerin enflasyon ve makro ekonomik stabilizasyon üzerindeki olumsuz etkilerini büyük ölçüde kontrol altında tutabilecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum yazın!
Please enter your name here