Ana sayfa Konut kredileri Konut Sektörü Nereye Gidiyor?

Konut Sektörü Nereye Gidiyor?



Bilindiği üzere 2001 yılında Türkiye ekonomisi büyük bir yıkıma sürüklenmiş ve final de gerek tüketici gerekse KOBİ diye tabir edilen küçük esnaf yerle yeksan olmuş milli sermaye bir anda çok büyük küçülmelere maruz kalmıştır.

2002 itibarı ile de siyası otorite sarsılmış, siyasete olan güven neredeyse sıfırlanmış, gelecekten ziyade bir gün sonrasını bile ön görmek imkânsız hale gelmiştir.

2002 yılı 3 Kasım da Yapılan Genel Seçimlerle yeni bir sürece girmiştir.

Girilen süreçle birlikte üç kefille kredi kartı bile alınamazken kredi kartları ve krediler faizlerin düşmesi ile birlikte artık kredi ve kredi kartı talep eden vatandaş yerine, Bankalar tarafından kredi ve kredi kartı satmak için bankalar adeta bir birleriyle yarışa girmişlerdir.

2005 yılı ortalında özellikle Konut Kredileri faiz oranları artık sıradan insanların, orta gelirli, memur, işçi sınıfının da ev sahibi olacağı düzeye gerilemiştir. Bu süreçle birlikte konut sektörü hızla gelişmiş ve buna paralel olarak ta TOKİ’ nin de yaptığı atakla dar gelirli insanlar da ev sahibi olmaya başlamıştır, Finans sektörü artık İnşaat İşine girmiş demek, veyahut banka kaynakları tamamen inşaat sektörüne aktarılmış demek yanlış olmaz, bu durum ekonomiyi canlandırmıştır, klasik bir söz vardır İnşaat varsa ekonomik canlılık vardır, çünkü bir inşaat dolaylı ve direk olarak 29 sektörü etkilemekte olup işsizlik problemine de çözüm basamağı olmaktadır.



Bu süreç 2009 yılında yavaşlamaya girse de kimilerine göre ekonomik kriz ha çıktı ha çıkacak denmesine rağmen tüm hızıyla devam etmekte ve halen de en güçlü ve en çok para kazanılan gerek Finans Sektörü gerekse tedarikçi, yüklenici ve dolaylı bir sürü sektör halen buralardan beslenmektedir.

Kriz beklentilerini kulak ardı etmek gerekir imkânınız varsa ve taksitleri ödeyeceğinize inanıyorsanız ev almaktan çekinmeyin mevcut durum krize gebe değil aksine büyüme sinyalleri vermektedir.

Peki konut kredi alırken neye dikkat etmeliyiz;

Öncelikle hatta mümkünse emlakçıları aradan çıkarmak şarttır. Bu işten alıcı ve satıcı olarak en az %5-7 arası kazanç sağlamak mümkündür, alacağınız evi kendiniz arayın bulun mal sahibine ulaşın, ev işlemlerini kendinizi takip etmesi belki 2 aylık maaşınızın veya gelirinizin size kalması demektir.

Emin olunki bankaların faiz oranları hemen hemen aynıdır çünkü ciddi bir rekabet vardır, hatta emin olunki bankalar birbirlerinin oranlarını sizden daha iyi takip ediyorlardır. Faiz oranları ve toplam maliyet çoğu bankada birbirlerine yakındır, kimi oranı düşük verir diğer tali maliyetleri yükseltir, kimi oranı yüksektir ama diğer tali maliyetleri düşüktür.

Ama en önemlisi alacağınız evi bulduysanız fiyatı uygunsa, ve ödeme o-planları size uygunsa oranlara çokta takılmamak lazım sonuçta ev sahibi olmak var.

Son olarak korkmamak gerek konut sektörü her zaman kazandırır ama uzun ama kısa vade de imkan varsa alınması sıkıntı değil aksine yatırımdır. Tabi ödeme sınırlarını aşmamak şartıyla



BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here